Stajyer avukatlara tavsiyeler

Değerli meslektaşlarım,

Henüz daha yolun başındasınız. Aslında ben de pek yaşlı sayılmam. Mesleğe başlayalı çok uzun zaman olmasa da, sizlerin şu an yaşadığı duyguları çok yoğun bir şekilde yaşamış bir meslektaşınız olarak, sizlere bu yaşadığımız yıllar içerisinde ışık olmasını ümit ettiğim bir takım tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

Devamlı avukatlık mesleğinin bağımsız yapılması gerektiğiyle ilgili konuşur dururum. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz bilmiyorum. Bunun kolay bir şey olmadığının farkındayım. Bu konuda kiminle konuşsam benim maddi durumumu sorup, üzerindeki sorumluluğu atma peşine düşüyor. Bir mesleği icra edebilmek sadece refah düzeyini ölçmekle olmaz. Sizin meslekten beklentiniz ve hayata bakışınız çok önemli. Nice meslek mensupları var ki, işinden ve hayatından çok memnun olmasına rağmen, beklenti içinde oldukları paraları kazanamıyorlar. Ne yazık ki bu avukatlık mesleği açısından da geçerli bir durum.

Eğitimin ve pazarlamanın her geçen gün arttığı günümüz dünyasında, sizlerin de devamlı suretle kendinizi geliştirebileceğiniz, uzmanlaşabileceğiniz alanları öğrenmeniz gerekiyor. Tabii tavsiyenin bu kadarı birçok meslek büyüğü tarafından da yapılıyor. Ama iş sadece bununla bitmiyor. Zira insanlara bir hukuk hizmeti vereceksiniz ve eğer ki bu hukuk hizmetini insanlara yani müvekkil adaylarına sunamazsanız karşılığını da alamazsınız. Her ne kadar reklam yasağının olduğu gerçeği var olsa da yıllar önce yazılan bir kitapta da değinildiği gibi “Bunu aşmak değil de buna alternatif olabilecek birçok yönü bulunmaktadır.” (Avukatın Kitabı-Ali Haydar Özekent’in Genç Avukatlara Tavsiyeler kitabını okumanızı tavsiye ederim)

Sizler bilginiz ve tecrübenizle insanlara yön göstererek, danışmanlık yaparak, onların problemlerini çözerek para kazanacaksınız. İşin gerçeği; işinizi onurlu, adalete inanç içerisinde ve müvekkilinize karşı sadakatle yaparsanız işinizden zevk alırsınız. Unutmayın ki, uzmanlaşma yolunda giden yoldaki en önemli etmen mutlu olmayacağınız işleri reddetmekten geçer. Siz bir hizmet sunuyorsunuz ve o hizmeti önemsemeyen birine dahi iyi bir fiyata bu hizmeti sunmanız gerekir. Başkalarından önce sizin kendinize saygınızın olması gerekir. Yaptığı küçük hatalarla kendisine saygısı kalmamış hatta sıfıra inmiş bir avukatın, adalete inancının kalacağını ve iyi bir hizmet verebileceğini hiç sanmıyorum. Kural şudur : sevmediğin işi reddetmezsen o işin altında kalırsın!

Sizler daha yolun başındasınız; bizler ise yolun başının biraz ilerisinde olan genç avukatlarız. Esasen sizlerle aynı dönem içerisinde sayılabiliriz. Bu nedenle sizlerin yaşına yakın avukatlar olarak bu dönemde sizlere ışık olmamız gerektiğinin farkındayız. Mesleğimizin etik kurallarına ilişkin kitapların birçoğunun hakim, savcı ve akademisyenler tarafından yazılması bizim yüzümüzün kızarmasını gerektiren bir gerçek. Bir avukat hakim-savcı-akademisyenlerin etik kuralları hakkında kitap yazmış mıdır bilemiyorum. Yazsa idi okunacağını da sanmıyorum. Mesleğin icracıları olarak işin “nasıl olması gerektiğinin” bizzat uygulayıcılar olarak bizlerin ve sizlerin yazması gerekir. Sizleri bekleyen zorlukları kolaylığa çevirmek adına bunu diğer meslektaşlarıma da tavsiye ederim. Bizlerin bu deneyime ve hatalara dayalı imbikten geçmiş yazılarının, sizin dünyanızda dikkate değer bulunacağını ümit ediyorum.

Bu verdiğim tavsiyelerin birçoğunu kendim hala yapma yolunda gayret içerisindeyim ve her yapılan iyi şey için de belli bir zaman gerektiğinin farkındayım. Sizlere en önemli tavsiyem somut bir proje üzerinde çalışmalısınız. Bunun izahı şöyledir; bir davayı çözümleyecek makale üzerinde çalışmanız, bir soru sorup cevabını bulduktan sonra yayınlamanız, bir konuya çalışıp o konu hakkında video çekmeniz, insanlara faydalı gördüğünüz bir konuyu sunmanız sizin kendi hizmetinizin kalitesini insanlara gösterebilmeniz için bir fırsattır ve legaldir. Böylelikle insanlar size bir şeyler danışmak isteyecekler, sizin yanınıza gelip sizden hukuk hizmeti satın almak isteyeceklerdir.

İkinci tavsiyem teknolojiye ayak uydurmanızdır. Çünkü birçok konuda yazılım uzmanlarına derdinizi anlatamayacaksınız. Bu nedenle en iyisi sizin bu alanı öğrenmeniz. Ortalama bir bilgisayar kullanıcısından daha fazla bilgisayar bilginizin olması gerekiyor. Hem araştırma yöntemleri hem de kendi dijital dünyadaki konumunuz için bu çok önemli diye düşünüyorum.

Üçüncü tavsiye yabancı dilin geliştirilmesidir. Bu sadece iyi hukuk bürolarında iş bulabilmek için değil, üzerinde çalıştığınız konuyu yabancı kaynaklardan araştırıp karşılaştırmalı hukuk çalışabilmeniz için de gerekli. Serbest çalışma düzeninde ise yabancı müvekkil adaylarına da hitap etme özgürlüğü içinde olmanızı sağlayacaktır.

Unutmayın ki iyi bir ofis, iyi bir kıyafet, iyi bir araba sizi bir ölçüde ön plana çıkarabilir. Ama asıl kalite sizin bilgi ve tecrübedir. Çünkü siz hukukçusunuz; ofis, araba ya da kıyafet satmıyorsunuz. Bunların her biri sizin kalitenizi ortaya çıkarmada önayak olan şeylerdir. Yani iyi bir ofis, iyi kıyafetler ve iyi arabanız olabilir. Ama arkasını dolduramazsanız bir hüsranla karşılaşmanız olasıdır. Bence başarı işini üstlendiğiniz bir müvekkilin başka bir iş için yine sizi tercih etmesi ve size referans olmasıdır. Daha sonra buradan elde edeceğiniz gelirle bu saydıklarımızın hepsini kazanabilirsiniz diye düşünüyorum ve tabi bunun epey bir zaman gerektirdiğini söylememe de gerek yok sanıyorum.

Dördüncü iletişim uzmanı olmanızdır. Hepimiz birer iletişim uzmanıyız. Ancak mevcut bilgilerimiz yeterli değil. Bunu devamlı bir şekilde geliştirmek zorundayız. Farklı insan tipleri, farklı ırklar, farklı kişiler, farklı düşünceler ve genel ülke gündemleri.. Hepsi bir avukatın bilmesi gereken şeylerdir. İletişim alanında ne kadar çok okursanız ve izlerseniz bu sizin lehinize olacaktır. Her konuyla ilgili yazı yazın diyemem. Ama kendi uzmanlık alanınızla ilgili olarak yani hukuk alanında yazı yazın. Başlangıçta her konuda da yazabilirsiniz. Ama belli bir zaman sonra siz de bir alanı tercih etmek zorunda kalacaksınız. Çünkü yazdıkça konuların derinliğini anlayacaksınız. Alanınız dışında kalan diğer konularla ilgili olarak daha çok okuma yapmanızı öneriyorum. Eğer onlarla ilgili de yazmaya kalkarsanız buna hiçbir zaman vaktiniz yetmez. Çünkü yazmak için çok ciddi bir zamana ve sabra ihtiyacınız oluyor. Dosyalarınız için yapacağınız araştırma ve yorgunlukları da düşünürsek buna vaktiniz olmaz. Bu nedenle iletişim alanıyla ilgili okuma yapmak için mutlaka belli bir zaman bütçesi ayırmanız gerekiyor. Zaman bizim en büyük sermayemiz. Vekalet ücretlerimiz de zamanımız karşılığında alınmaktadır, davanın kazanılması için değil. Lütfen sahip olduğunuz en büyük sermayeyi boş işlerle ve boş kişilerle harcamayın. Bu nedenle öğrenmediğiniz ve mesleği tatbik edemediğiniz ofislerde staj yapmayınş

Şimdilik bu kadar. Tavsiyelerimiz yaşadığımız ve yaşayacağımız tecrübelerimizle devam edecektir. Esen kalın. 01/11/2018

Avukat Şahin ÇARŞANBALI

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir