CEZA MAHKEMESİ KARARI İSTİNAFTAN SONRA NASIL TEMYİZ EDİLİR

CEZA MAHKEMESİ KARARI İSTİNAFTAN SONRA NASIL TEMYİZ EDİLİR?

Hakkınızda ceza mahkemelerince verilmiş bir ceza kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmışsa nasıl temyiz edebilirsiniz?

Ceza Muhakemesi Kanunu 1. maddesine göre bu konu ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile, sürece katılan kişilerin hak , yetki ve yükümlülüklerini düzenler. Temyiz CMK’da tanımlanmamış olup 286. maddede Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin, temyiz edilebileceği düzenlenmiştir.

Kanun sistematiği olarak kanun yolları başlığı altında düzenlenmesi itibariyle temyizin bir kanun yolu olduğunu anlayabiliriz.

260.maddede mahkeme kararlarına karşı sanık için kanunyolunun açık olduğu düzenlenmiştir. 262. maddeye göre sanığın yasal temsilcisi veya eşinin de kanunyoluna başvurma hakkı olduğu düzenlenmiştir. Bu hükümler doğal olarak temyiz için de geçerlidir.Fakat ceza mahkemelerinin her kararı istinaf sonrası temyiz edilemez. Bunlar CMK’nın 286/2 maddesinde sayılmıştır:

  • İlk derece mahkemeleri tarafından verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarıyla miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan redddilmesine dair BAM kararları,
  • İlk Derece Mahkemelerinde verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan BAM kararları,
  • Hapis cezalarından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin, ilk derece mahkemesi kararları ile BAM tarafından verilen seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar,
  • İlk derece mahkemelerinin görevlerine giren ve kanunla üst sınırı 2 yıla kadar(2 yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü BAM kararları,
  • Adli para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin hertürlü BAM kararları,
  • Sadece eşya ve kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarıyla ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar,
  • 10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarıyla ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar,
  • Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirlerine ilişkin ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarıyla ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine dair kararları,
  • Bu sayılanlardan bir veya birden fazlasını içeren BAM kararları temyiz edilemez.

Mahkemelerin hükümden önce verilen ve uygulamada ara karar olarak nitelendirilen kararları da hükümle beraber temyiz edilebilir. Fakat bunun şartı, mahkemenin ara kararı hakkında başkaca kanun yolu öngörülmemesidir. Bu da demektir ki kanunun 6.Kitap İkinci kısım Birinci bölümü altında düzenlenen itiraz kanun yolu düzenlenmişse, temyize konu edilemez.

Temyiz dilekçemizi verirken, temyiz nedenine dikkat etmeliyiz. Yerel mahkemede yapılan savunmayı tekrarlamak temyiz dilekçesini okunmaz hale getirir. Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Burada “hüküm” kavramını açıklamak lazımdır: Genellikle hüküm kavramı ceza olarak anlaşılır. Oysa ki CMK’nın Üçüncü kitap İkinci kısım Birinci bölümü başlığı “Kamu Davasının Sona Ermesi ve Hüküm”dür.

223. maddede “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir.” denilmektedir. Bu madde devamında hükmün “Beraat, Ceza verilmesine yer olmadığı,mahkumiyet, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi” kararları olduğu düzenlenmiştir.O halde mahkemelerce verilen bu kararların 288. maddeye göre hukuka aykırı olması halinde temyiz nedeni varsayılır.

Peki hukuka aykırılık nedir?

İncelediğimiz kanunun tanımını yaptığı hususlarda diğer mevzuatta tanım aramaya gerek yoktur. CMK’nın 288/2 maddesine göre, “Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” denilmektedir. O halde CMK’da düzenlenen usul hükümlerine ve yargılamaya konu suçun düzenlendiği TCK veya başkaca özel ceza kanununa göre kararın yanlış temellere oturtulması hukuka aykırı olarak nitelendirilmelidir.

Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmemiş olsa da temyiz makamı olan Yargıtay’ın dikkate almasının zorunluluk olduğu bazı hukuka aykırılık halleri vardır ki buna: “hukuka kesin aykırılık halleri” denir. Bunlar (289/2) :

Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemesi, (CMK 188)

  • Hakimlik mesleğini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hakimin hükme katılması(CMK 22)
  • Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu halde hakimin hükme katılması veya bu istem kanuna aykırı olarak reddedilip hakimin hükme katılması(CMK 24-25)
  • Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi (CMK 3vd,12vd)
  • Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması(CMK 288/1)
  • Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlal edilmesi (231/4, 182/3)
  • Hükmün 230. maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
  • Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması(CMK 149-156)
  • Hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanması (206/2-a)

Temyiz 291/1 maddesine göre BAM hükmünün açıklanmasından itibaren 15 gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime onaylattırılır. Biz dilekçe verilmesini tavsiye ediyoruz. Mahkeme kalemlerinin yoğunlukları kanunun bu hükmünün uygulanmasına engel olmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesi, hükmü sanığın yokluğunda açıklamışsa temyiz süresi hükmün tebliğinden başlar. Temyiz başvuru dilekçemizde CMK 294. maddesinde belirtildiği üzere “ hükmün neden dolayı bozulmasını istediğimiz” gösterilmek zorundadır. Dolayısıyla hükme yönelik bir dilekçe yazılmalıdır. Olayın tamamını detaylı anlatmak kanunun gösterdiği yolun dışındadır. Bu yöntemin yerel mahkemede uygulanması gereklidir.

  • Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemiş temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitiminden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde hükmü temyiz olmuş Bölge Adliye Mahkemesi’ne bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.

Bu anlatılanlar çerçevesinde matbu dilekçe formları yerine kanunun hükümleri doğrultusunda konuya özgü dilekçeler hazırlanmalıdır. Temyiz dilekçesi olağan kanunyolları içinde etki bakımından son kanun yolu sayılır. Bu nedenle üzerinde önemle durulması gereklidir. Temyiz dilekçesinin profesyonel hukukçular dışında arzuhalci-dilekçeci adı verilen ve bu anlatılanlara vakıf olmayan kişilere yazdırmamanızı tavsiye ediyoruz.12.11.2018

Av. Şahin ÇARŞANBALI

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir